Parlak Karınca – Formicoxenus nitidulus

Marek Barowniec

Marek Borowiec

Yeniden merhaba ! Uzun bir sürenin ardından yazmaya tekrar başlıyoruz,ilk türümüz de Parlak Karınca.Öncelikle belirtelim,ismi türkçeleştirmeyi latince isminden referansla biz üstlendik.Bu isimle bakarsanız internette bulunan kaynaklarda bir bilgiye ulaşamazsınız bu nedenle,önerimiz latince ismi üzerinden araştırmanız.
Çoğu kaynakta Türkiye’de yayılımı olup olmadığı konusunda bir bilgi bulunmasa da Kadri Kıran ve Celal Kahraman’ın Türkiye’nin karınca faunası üzerine yaptıkları yayından buralarda da görme ihtimalimiz olan bir tür olduğunu öğrenebiliyoruz.Küçük bir karınca türüdür,2-3 mm boyutlarındadır.Çeşitli orman karıncası türlerinin yuvalarının içerisinde onlarla beraber yaşayabilir – Formica aquilonia ve Formica lugubris gibi-.Bu nedenle ingilizce adı ” Shining guest ant ” dir.Guest-hayalet ismi bu özelliğinden dolayı verilmiştir.Beraber yaşadığı karıncalardan daha parlak renkleriyle ayırt edilebilirler.Kraliçeler daha koyu renklere sahiptir,alışılmışın dışında bir şekilde diğer karıncaların arasındadırlar.Bu türümüzle ilgili birçok şey gizemini koruyor;orman karıncalarıyla arasındaki işbirliği,ne ile beslendikleri hakkında bilmediğimiz şeylerden bazıları.Genellikle 100 civarı işçiden oluşan küçük koloniler oluştururlar.Konukladıkları yuvalardaki ağaç parçaları ya da eğreltiotlarının arasına yerleşirler.Bir yuvada birden fazla koloni bulunabilir.Erkeklerde kanat bulunmaz;bu nedenle birçok karınca türünde olduğunun aksine çiftleşme uçuşu yapmazlar,yuva yüzeyinde çiftleşirler.Kraliçe karınca bazen başka konuk yuvalara uçar,bazen de bulunduğu yuvadaki bireylerle çiftleşerek yeni bir koloni kurar.Konuk oldukları yuvaların asıl sahipleri onları umursamazlar,böylelikle yuva içerisinde kolaylıkla gezinebilirler.Fakat;işçi parlak karıncaları konuk oldukları yuvaların işçileri yakalarlar,genellikle zarar vermeden serbest bıraksalar da bazen onlara saldırabilirler.Bu nedenle işçiler ortalıkta sık sık görünmezler,arada sırada bulundukları yerden dışarı çıkıp hızlıca konuk yuvadan dışarı çıkarlar.Eğer konuk oldukları yuvanın sahipleri yuvayı değiştirirse;larvalar,pupalar ve kraliçe işçiler tarafından taşınır ve onlarla beraber yuva değiştirilir.Bu küçük türümüz IUCN Red List’e göre VU-Hassas statüsünde.Türü tehdit eden en önemli faktörler konuk türleri etkileyen faktörler.Bunların da başında tarımsal aktiviteler geliyor.
Türümüzle ilgili bir de güzel bir video var,izlemek isteyen görünümünü ve konuk karıncaları ile arasındaki boyut farkına daha yakından bakmak isteyenler buradan buyursun :

Yeniden beraber olmanın heyecanı ile,iyi farkındalıklar !

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarını bekliyoruz. –

Reklamlar

Cengaver – Argynnis Paphia

63592506.EH1q01NG

Kaynak

Adı ayrı kendisi ayrı güzel bir kelebek ile merhaba diyoruz bugün;Cengaver.Kelebeğimiz,büyük boyu ile hemen dikkatleri üzerilerine çeker.Kanatlarının üzerinde ve altında siyah benekler vardır;üstteki benekler alttakilere nazaran daha büyüktür.Dişilerini ve erkeklerini ayırt etmenin çok kolay bir yolu var bu türümüz için;erkeklerinin kanatlarının üzerinde siyah bir şerit bulunurken dişilerde bulunmaz.Bahadır kelebeği ile karıştırılır genellikle,iki tür birbirlerine çok benzer ve ayırt etmek de zordur.Cengaverin kanat üstü siyah,kenar alt benekleri daha büyük ve daha yuvarlaktır.Bahadır’ın da ön kanat altında bulunan orta bölge belirgin şekilde kırmızıya çalar.Kıyaslama adına Trakel‘de gördüğümüz bir fotoğrafı da eklemeden edemiyoruz buraya,girip bakın deriz:

Bahadır ve Cengaver kelebeklerinin ayırılması

Yumurtalarını menekşelerin olduğu bölgenin yakınındaki ağaçlara bıraktığı için menekşe kelebekleri sınıfında yer alır Cengaver.Yumurtadan çıkan tırtıllar menekşeleri kendileri bulurlar.Tırtılları kış uykusuna yatar bu türün.Uçuşa geçme ayları ise Haziran-Ağustos’a tekabül eder.Türkiye’de Kuzey ve Güney Anadolu’da yaygın olarak görülse de Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesi’nde de hatrı sayılır miktarda kayıtları vardır.Deniz seviyesinden 1500 m. rakıma kadar çıkabilirler.Ormanlık alanları severler.Tür ile ilgili fotoğraflara bakmak isteyenlerimiz için iki adet birbirinden güzel fotoğraf kaynağımız var.Bunları da burada paylaşarak,iyi farkındalıklar diliyoruz hepimize.

Eurobutterflies – Argynnis Paphia

Butterflies Moths Turkey-Argynnis Paphia

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Zümrüt – Callophrys rubi

1252982

Kaynak

Bugünkü türümüz renkleri ile bizi büyüleyen,Zümrüt.Erkek ve dişilerin tamamında kanat üstleri kahverengi,kanat yüzeyleri yeşil renktedir.1.5 santim boylarındadırlar.Nisan,Mayıs,Haziran,Temmuz ayları onları görmek için gözünüzü dört açın,neredeyse Türkiye’nin her yerinde görülebilirler.0-2500 metre arası yükseklikleri tercih ederler genellikle.Zümrüt kelebeği de,kendi vücut ısısını düzenlemek için güneş ışığını kullanır.Baklagiller çevresinde gezinmeyi severler.Her sene bir jenerasyon ürer,yetişkinler Nisan’ın ortalarında ortaya çıkmaya başlarlar.Dişiler yumurtaları ağaç filizlerine koyarlar,bir hafta sonra yumurtalar çatlar ve tırtıllar bu bitki ile beslenmeye başlar.Ve nihayetinde kelebek olma evresine geçiş olan pupa oluşturma vakti gelir.Pupalar karıncalar tarafından duyulabilen gıcırtılar oluşturur,bu sayede karıncalar pupaların yerini öğrenebilirler.Pupaların karıncalar tarafından gömüldüğüne inanılsa da bu ilişki arasında kesin bir bilgi yoktur.Pupalar baharda kelebek olarak kanat çırpmaya başlarlar.Tür ile ilgili daha fazla fotoğraf görmek isteyenlerimiz için :

Callophrys rubi – UK butterflies

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Cadı – Chazara Briseis

pic14569

Kaynak

Kendinden çok adı ile ilgi toplayan türümüz,Cadı.Türkiye’de oldukça yaygın bir tür kendisi.Kanat yapıları oldukça büyüktür,genellikle olduğu gibi erkek bireyler dişi bireylerden daha gösterişlidir.Kanat açıklığı 45-50 milim civarındadır.Türün kendine has özelliği ise,üst kanatlarında beyaz beneklerin oluşturduğu çizgidir.Bu beyaz çizgi uçarken de görülebilir.Dişi ve erkekleri ayırt etmek çok kolaydır renklerinden ötürü,renkleri arasında çok farklılık bulunur.Erkek bireylerin arka kanatlarında koyu renkli çizgiler varken dişilerde bu çizgiler bulunmaz.Deniz seviyesinden 2500 metre yükseklere kadar görebiliriz cadı kelebeği.Ülkemizin her yerinde görülebildiğini söylemiştik zaten ama kurak ve sıcak bölgelerde yaşayanların tür ile tanışma şansı diğerlerinden daha yüksek.Bu nedenle Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşayanlarımız bir adım daha öndeler bu konuda.Dünya’da da geniş yayılım gösterir bu kelebeğimiz,tüm Akdeniz ülkelerinde,Avrupa’da,Afganistan’da ve Çin’de yayılım gösterir.Tırtılları kış uykusuna yatar,taşların arasında çok iyi kamufle olurlar.Türkiye’nin kelebekleri dendiğinde hepimizin ilk danışacağı yer Trakel ,sizi de her türlü kelebek merakınızda tatmin edebilecek bir site.Ayrıca daha fazla fotoğraf için bir diğer kelebek sitemiz olan Kelebek-Turk e girmenizi de öneririz.İyi farkındalıklar dileriz.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Sarı Akrep-Leiurus Abdullahbayrami

leiurus-abdullahbayrami

Kaynak

Türkiye’de endemik bir akrep,Sarı Akrep.İlk kez 1959 yılında Adıyaman’da görüldüğünde ‘Leiurus quinquestriatus’ adı altında kayıtlara geçmiş ve 2009’a kadar da bu şekilde anılmıştır.2009 yılında yapılan araştırmalar ile Türkiye’de bulunan türün ‘Leiurus quinquestriatus’ türünden çok farklı olduğu ispatlanmış ve Türkiye’nin çok değerli araknologlarından Abdullah Bayram’a ithafen ‘Leiurus Abdullahbayrami’ adı verilmiştir.Leiurus cinsinin Türkiye’deki tek temsilcisidir.Uzunluğu 85-100 mm arasındadır.5 lateral* göze sahiptir.Kurak step bölgelerde taş altlarında görülebilirler.Dünyanın en zehirli akreplerinden birisidir ayrıca.Türkiye’de yaşayan iki ölümcül akrepten biridir.Diğer bir ölümcül akrebimiz ‘kara akrep(Androctonus crassicauda)’ den 2 kat daha zehirlidir.Güneydoğu Anadolu’nun batısı yaşama alanıdır;en yoğun görüldüğü illerimiz ise Gaziantep ve Kilis’dir.Keşif türü bayağı hareketli geçmiştir.O günleri bir günlük gibi internete geçerek okumamıza imkan sağlayan Kadir Boğaç Kunt’a teşekkür ediyoruz.Okumanızı şiddetle tavsiye ederek buraya yönlendiriyoruz sizi :

Leiurus Abdullahbayrami – doğa tarihi

Keşfi medya dünyasında da duyulmuş bir türümüz bu.Birkaç habere de rastladık türü fark ettiğimizde,Abdullah Bayram ile ilgili detaylı bilgi de var haberin içinde.Sizlerin de okumanız için şuraya koyalım :

Leiurus Abdullahbayrami

Endemik akrebimizle,iyi farkındalıklar.

*lateral:yanal

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Hayalet Yengeç- Ocypode Cursor

ocypode_cursor_tn460

           Şimdiki türümüz de Türkiye’de ha deyince göremesek de dikkat ettiğimiz takdirde deltalarda,kumlu plajlarda görebileceğimiz bir tür,hayalet yengeç.Kaynaklarda sert kabuklu olarak da geçiyor.Kendileri aslen Batı Afrika’nın yüksek gelgitli yerlerini bazen de kumlu plajları tercih ediyorlar yaşamak için.Muhteşem bir kamufle olma yetenekleri var kumun altına.Tonları kumla aynı olduğundan görülse dahi kıpırtısı, dikkat edilmediği sürece fark edilemeyebiliyor.Aşırı tuzu ve aşırı sıcağı sevmiyorlar.İyi bir avcıdır kendisi,deniz kaplumbağaları sanırım çok hoşlanmazlar bu türden yumurtalarını yediklerinden ötürü.Yuvaları deniz kenarının 3 metre içinden başlar fakat Akdeniz’de bu ihmal edilebilir.Başka bir hayalet yengeç yuvasına yaklaştığında onu uzaklaştırmak için uyarıcı bir ses çıkartırlar.Tuhaf olan kısımsa yuvalarından ayrılacaklarında kendilerinin orada yaşadığına dair kanıt bırakmazlar yuvalarını bozup uzaklaşırlar.Yukarıdaki fotoğraf,Ahmet Karataş tarafından Göksu Deltası’nda çekilmiştir.Tam ada martısı görmeye gittikleri sırada,küçük yengecimizi martımız ağzından düşürmüş.
Türkiye’ye Türkiye’nin kaplumbağalarını araştırmaya gelen Salvin Zankl de epey fotoğraflamış türümüzü Dalyan Deltası’nda   Salvin Zankl

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Orakkanat – Gonepteryx rhamni

citronfjaril
Kaynak

Uzun zamandır girmediğimiz bir sınıfın üyesini ağırlıyoruz bugün;Orakkanat.Bu güzel kelebeğimiz Ege sahilleri ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde daha az görülmek sureti ile tüm illerimizde görülür;taşlık alanları,çalılıkları ve ormanları tercih ederler.Mart-Kasım ayları arasında görebiliriz onları;hala -yukarıdaki özellikleri sağlayan bölgelerde tabi – görme şansımız vardır belki de.Erkeklerin kanatlarının üst kısımlarında kükürt sarısı,dişilerinkinde ise beyaz üzerine yeşilimtrak izler görülür;ikisinde de kanatların ortasında turuncu noktalar vardır.Kanatlarının yaprağa benzemesinin nedeni kanat üzerindeki damarlardır;bu özelliği de avantaja çevirerek etçillerden gizlenebilir.En uzun yaşayan kelebek türlerinden bir tanesidir;13 aydan fazla yaşadığı kayda geçmiştir – her ne kadar bu sürenin büyük çoğunluğunu kış uykusunda geçirmiş olsa da – .Bahar gelince uykudan kalkan ilk kelebeklerden biridir ayrıca.Bu tür o kadar güneş sever ki Ocak ayı başında güneşli günlerde bazı erkek yetişkinlerin uykularından kalktıkları görülmüştür.Mevsim koşullarına göre değişebilse de,Mart-Kasım ayları uçuş aylarıdır.Larvalar da pupalar da yeşil renktedir.Doğada ayırt edilmesi çok zordur bu nedenle,yırtıcılardan saklanma konusunda işlerine yarar bir özellikleri de budur.Türle ilgili bizim görüp beğendiğimiz birkaç adet fotoğraf da burada var bakmak isteyenler buyursunlar :

Orakkanat

Yararlanabileceğiniz,bizim de yararlarını esirgeyemeyeceğimiz ama üzülerek dilinin ingilizce olduğunu da belirteceğimiz;kelebekler adına çok kapsamlı bir siteyi de buraya yazıyoruz hemen :

UK Butterflies – Gonepteryx rhamni

Baharı anımsatan kelebeklerimizle,iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-