Sarıçam – Pinus Sylvestris

Sarıçam-Ağacı

Kaynak

Sarıçam,Avrupa’nın hemen hemen her yerinde görülebilen,diğer çamlar gibi herdem yeşil olan bir çam türü.Adında ”sarı” geçmesinin nedeni ise levhalar halinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı rengi.Narin gövdeli bir ağaçtır,dalları oldukça incedir.Yetişkinlerin boyları 40 metreyi aşabilir,dev ağaçlardan kendileri.Kozalakları mat gri-kahverengidir;konik,uçları aşağıya doğru yönelmiş,tek veya 2-3’ü bir aradadır.Tohumları grimsi siyahımsı yumurta şeklindedir.Eğer yetiştiği yer uygunsa,hızlı yetişir.Bol güneşli bölgeleri sever fakat soğuk iklime ve rüzgarlara karşı da dayanıklı bir ağaçtır.Rüzgara karşı dayanıklı olmasını da kazık köklerine borçludur.Aslen kazık köke sahip olsa da sığ topraklarda ve turbalıklarda sığ kök yapmak zorunda kalabilir.Polenlerini Mayıs ayında döker.Nemi çok düşük olan iklimlerde ve kuru topraklarda ise gelişemez.Ona rahatsızlık veren böcek ve mantar sayısı bir hayli çok.Ülkemizde Kuzey Anadolu dolaylarında dağılım gösterse de Orta ve Doğu Anadolu’da da görülebilir.Ekonomik değerine gelirsek eğer;Sarıçam odunu günümüzde kullanılan en değerli kerestedir.Odunu oldukça dayanıklı ve reçinelidir.Odunu çok kolay işlenir;boya,cila ve tutkalı kolay emer ve iyi çivi tutar.Durum böyle olunca da sarıçam yapı malzemesi;kapı, pencere, tavan ve taban kaplaması olmak üzere mobilyacılık ve oymacılıkta kullanılır.Daha detaylı bilgi almak isteyenleri :
Ağaçlar – Sarıçam
sitesine yönlendiriyoruz.Bu güzel ağacımı ile birlikte,iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Reklamlar

Doğu Ladini – Picea Orientalis

1089468-dogu-ladini-ve-orman

Kaynak:Fotokritik

Dört mevsim yeşil kalan başka bir ağacımız da Doğu Ladini.40-50 metre;bazı bazı 60 metre boylarına ulaşabilen dev ağaçlar kendileri.Önemli orman ağaçlarındandır aynı zamanda.Bu türü diğer ladin türlerinden nasıl ayırt edebilirim ki diyorsanız sırrı burada:Kozalak pullarının kenarları yuvarlak ya da tamdır; iğne yapraklar çok kısa,6-10 mm.,uçları küt,parlak koyu yeşil renkte;tomurcuk reçinesiz;genç sürgünler sık tüylü.Bu özellikleri ile diğer ladinlerden kolayca ayrılır.Kabuk genç gövdelerde genelde açık renk ve düzgün;yaşlı gövdelerde ise koyu renkli ve çatlaklıdır.Yüksek nem ve yoğun yağış sever,kuraklığa karşı hassaslardır.Erkek çiçekler kırmızı tonlarında kozalakçık halinde;dişi çiçekler ise menekşe rengindedir.Kozalaklar 6-9 santim uzunlukları arasında seyreder,bazılarında yeşil bazılarında koyu kırmızı renginde olabilir. Olgun kozalaklar ise açık kiremit renginde,oval veyahut silindirik yapıdadır.Çiçeklenmesi Mayıs aylarına tekabül eder,tohumlar Ekim-Kasım arası olgunlaşır.İlk yaşlarda büyümesi bir hayli yavaştır,8-10 yaşlarından sonra büyüme hızlanır ve uzun yıllar da devam eder.doguladinYayılışı yereldir;Kuzeydoğu Anadolu’nun sahil kesimleri ile Kafkasya’da doğal olarak yayılmaktadır.Ülkemizde Gürcistan sınırı dolaylarında başlar,Ordu ili dolaylarında biter.Ancak, Doğu Ladini ormanları günden güne aşırı kullanımlar, düzensiz yararlanmalar, böcek ve mantar tahripleri ile sürekli olarak azalmaktadır.Dokunulabilir örnek olarak da Murgul yöresindeki bakır fabrikasının etkisini söyleyebiliriz;fabrikanın sanayi atıkları ve zehirli gazlarından önemli ölçüde zarar görmektedir Doğu Ladini ormanları.Avrupa başta olmak üzere bazı ülkelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.Fabrikasyon kullanım alanlarına da değinecek olursak;selüloz ve kağıt endüstrisi yanında yapı malzemesi, kontrplak, kaplama, mobilya, lambri, her türlü ambalaj, sandık, kutu, sepet, kibrit çöpü ve kurşun kalem yapımında kullanılır.Doğu Ladini ile ilgili gezinirken gözümüze çarpan iki tane de makale oldu,bunları da sizinle paylaşalım hemen:

Doğu Ladini [Picea orientalis (L.) Link.] Öz Odun ve Diri Odununun İç Morfolojik Özelliklerinin İncelenmesi

Artvin Yöresinde Yaz Sonu Dikimlerinin Doğu Ladini (Picea Orientalis L. Link.) Fidanların Tutma Başarısı Ve Yaşama Yüzdesi Üzerine Etkileri

Bu arada;ikinci fotoğraf için Kaynak .

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Akdeniz Defnesi – Laurus nobilis

6ee1c558a2ab4d46bf0b9f17f7404160
Fotoğraf : grupağaç.com.tr

Her mevsim yeşil kalabilen,güzel mi güzel kokulu,şifalı mı şifalı bir ağaç türü;defne.Yemeklere tat,insanlara şifa vermek konusunda eskiden günümüze ün salmış bir bitki kendisi.Genellikle 2-6 metre boyları arasında seyretse de 10 metrelik bir defne görürseniz şaşırmayın.Gövdesinin alt kısmı griye daha yakındır,yukarılara çıktıkça yeşile kayar rengi.Sık dallı bir bitkidir.Çift evciklidirler;yani cinsiyetli bitkilerdir.Bazılarında sadece polen üretimi olur,yumurta üretimi olmaz;bazılarında sadece yumurta üretimi olur,polen üretmez.Yaprak bitleri ile aralarında ciddi bir düşmanlık vardır.Eski yıllarda,Anadolu ‘ da baş ve karın ağrısı,karaciğer ve böbrek hastalıklarına karşı ilaç niyetine kullanılmıştır defne.Şimdi ise şifalı ot olarak daha çok romatizma ve kulak ağrıları için satılan defne otunu birçok yerden temin edebilirsiniz.Eski yunan mitolojisinde,ölümsüzlüğü simgelemiştir dört mevsim yeşil kalmasından ötürü ve Apollon’a atanmıştır;modern olimpiyatların temeli olan pit üzeri yarışlarda defne yapraklı taç verilmesinin nedeni de bu yarışların Apollon adına yapılmasıdır zaten.Alimlere,bilginlere defne yapraklı taç takılmasının kaynağı da buna dayanır.Delfi’deki kahinler Apollon’un kehanet özelliklerine elde edebilmek için kehanette bulunmadan önce defne yaprakları çiğnerlerdi.Orta çağa gelinince,defne figürü biraz değişime uğradı ama önemini yitirmedi.Bu dönemde de alimlere defneden taç giydirme etkinliği devam etmiştir,sadece ortam üniversite olarak değişmiştir.Tıp okullarında da doktorların giydikleri taçlar defne yapraklarından oluşur,hatta defne o kadar içselleşmiş ki kavramlarıyla Fransızca’da lise diploması olarak kullanılan ‘ baccalaureat ‘ defne yaprağı anlamına gelmekte.Bir de lezzet boyutuna da parmak atmış defne.Balığın ayrılmayan ikilisi haline gelmiş bir ot artık defne,Avrupa’da ise kurutularak salçaların içine katılırmış.Gelgelelim işin endüstriyel boyutuna.Meyvelerinden elde edilen defne yağı sabun üretimi ve kozmetik sanayi için önemli bir hammaddedir.Ekstra kaynaklara gelirsek,Çevre ve Ormancılık bakanlığının hazırladığı bir el kitabı karşımıza çıktı defne ile ilgili,onu da paylaşalım sizinle :

Defne El Kitabı

Şifalı bitkimiz ile,iyi farkındalıklar bizimle olsun.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Kazdağı Göknarı – A. nordmanniana subsp. equi-trojani

tumblr_inline_mvw48eYEje1sql4sk
Doğum yeri Batı Anadolu’daki Kazdağı olan bu göknar bizden biri,endemik türlerimizden.Adını Çanakkale yakınlarındaki ünlü Truva kentinden alıyor.İda Dağı desek de yanlış olmaz aslında.Mitolojide Odysseus’un Truva atını göknar ağacından yaptığı söylenir.1883 yılında keşfedilmiş ayrı bir tür olduğu,diğer göknarlara epey benzediğinden.

Kazdağı Göknarı’nın tomurcukları az reçinelidir.15-20 cm boyunda kozalağının olduğu göz önünde bulundurulunca yere düşen kozalaklar oradan altın madeni çıkartmaya çalışan şirketlere güzel bir savunma silahı olabilir elbette,bir de şu sıra gündemde ‘oraya bir de HES mi yapsak?’ gibi düşünceler cirit atıyor.Kazdağı Göknarı,Kazdağı’nın 800 metrenin üzerinde saf olarak bulunuyor yahut çoğunlukla Karaçam ve Doğu Kayınıyla karışık ormanlar oluşturuyor.Büyümesi kardeş tür diğer göknarlardan daha hızlı ve bu tür ışığa daha dayanıklı.

Bize kazandırdığı oksijenin dışında romatizmadan tutun mide ağrısına kadar birçok sağlık sorununda da epey etkili.Üstelik gelişen koşuşturmacamız içinde halsizliğe çözüm ararken de danışılabilecek bir dost gibi,ağacın kullanılacak bölgesini kesiyoruz şeker ile reçel kıvamına gelinceye dek kaynatırıyoruz ve günde 3-4 bardağı geçmeyecek şekilde tüketiyoruz.Artık daha dinç hissetiğinizi hissediyordur göknar.Ayrıca böbrektaşlarının dökümü için de yardımcı olabilir bize.İnce ufalanmış köknar kabuklarının da yünü siyaha boyamak için kullanıldığını unutmamak gerekir.

tumblr_inline_mvw4nfpPVd1sql4sk

Eh huzur yeşili denir ya yaz kış rengini yitirmeyene.öyle işte bu ağaç.Boyları epey uzun,30 metreye kadar boylanabiliyor ve kozalakları çamlardan alışkın olduğumuz gibi aşağı bakmıyor,dalların üzerinde otururcasına duruyor.Kökleri kuvvetlidir,fırsat bulursanız nemli bir ortamda kitap okumaya,bir de ‘ben üşümem’ derseniz ideal bir yaslanmalık olabilir.Yarı gölge ortamları severler,yaz aylarında dahi bizim tersimize yağışlı ve serin olmasını isterler.”Kazdağı’nın üstü altın’dan daha değerlidir.” diyen insanlara destek olmak amacıyla,aynı tümceyi nice insanlara duyurmak maksadıyla,göknarların çağrısını dikkate alanlar Doğa Derneği,Atlas Dergisi,Buğday Derneği,Açık Radyo,İz Tv gibi kuruluşların da desteğiyle 27 Ekim 2007’de Kazdağı’na Sadakat yolculuğu yaptı.Oradaki insanların da oradaki göknarlara verdikleri değer bu yıl 11.si düzenlenen Karadenizliler Kazdağı Şenlikleri’ni devam ettirmelerinden anlaşılıyor olmalı.

http://kazdagikoruma.blogspot.com/2007_10_01_archive.html

http://www.kesfetmekicinbak.com/son-hazine/3559n.aspx?Page=4

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Alıç Ağacı – crataegus azarolus

frutti3-pomo-Crataegus-monogyna5484
Hemen hemen herkesin bildiği bir tür alıç.Genellikle 2-4 metre yüksekliğinde olur ama türüne göre 10 metreye kadar yükselebildiği de bir rivayete göre doğru imiş.Yemişen diye de karşılaştığımız bir tür alıç ama yerlilerin ağzından daha çok ‘ekşi muşmula’ adını duyarsınız.Ağırlıklı olarak batı ve güneydoğuda yetişmesine rağmen Türkiye’nin her yerinde görmeniz mümkün.Derelere bakan yamaçlarda geziyorsanız gözünüzü bu tür için dört açabilirsiniz.Özellikle Nisan-Mayıs aylarında kokulu ve pembe-beyaz arası renkte çiçekler açmış halde görürüz.Sonbaharda ise meyveleri ile mükemmel bir görüntü oluşturur çevrede alıç.20 kadar alıç türü olmasına rağmen detaylı bilgiyi edinmek çok zor.62-1133983888
Eski zamanlarda neşe,mutluluk ve huzurun sembolü olmuştur daima hatta bazı inanışlara göre alıç ağacı dallarını kesmek uğursuzluk getirirmiş beraberinde.Kuşların da sevdiği ağaçlardandır alıç,mesela saka kuşumuzun uğrak yeri olabilir.Eskiden beri insanlar da alıç ağacının şifasına inanmışlardır.Ta eskilerden beri alıç ağacı baş ağrıları için tedavi olarak kullanılır.Şimdi ise alıç daha çok kalp rahatsızlıklarını gidermede ilaç niyetine kullanılıyor.Kalp damarlarını genişleterek kanın dolaşımını kolaylaştırıyor,damar tıkanıklığı sonucu kalp krizi riskini de azaltıyor bunun sonucu.Sinirler üzerine yatıştırıcı etkisi de olduğu söylenen alıç cinsel gücü de arttırırmış duyumlara göre.Kalp için herhangi bir ilaç kullanan kişilerin ise danışman olmadan kullanması kesinlikle önerilmez.Hamilelikte de kullanılması tavsiye edilmiyormuş.Gel gelelim ben bu alıcı nasıl kullanırım peki sorusuna.Çiçekleri daha tam açılmadan,ağacın kabukları ve meyveleri ise sonbaharda toplanıp kurutuyorsunuz.Kurutulduktan sonra küçük parçalara ayrılıp daha kolay saklayabilirsiniz.1 tatlı kaşığı alıçla bir fincan suyu karıştırınca da çayınız hazırlanmış olur.10 dakika demlenmesine izin verdiniz baktınız sizin damağınız için tadı tuzu yok,hemen bal atın ve içmeye başlayın.Günde 3 bardaktan fazlasını da tüketmeyiniz,abartmayınız efendim.Uyarmaya gerek yok ama,sınırları bilmek bizim türümüz için mühim.İlk türünüzle iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-