Mersin Morinası – Huso huso

Beluga-facial-detail
Kaynak

Bugünkü türümüz,Avrupa’nın en büyük tatlısu balığı ve dünyanın en büyük mersin balığı olan Mersin Morinası.Boyu 5 metreyi bulabilen bu devasa balık;hakim olarak koyu gri renklerde,karın altı ise beyaz rengindedir.Ağırlığı 2,075 kg ‘ a kadar çıkabilir.Hayatının büyük bir dönemini denizde geçirir,yumurtlamak için tatlısuyu tercih ederler;yani anadromdurlar.Cinsel olgunluğa ulaşması 18 yıl kadar alabilir,olgunluğa ulaştıktan sonra 2-4 hafta arasında bir yumurtlarlar.Erişkinler yumurta bırakmak için sonbahar dönemlerinde akıntıya karşı yüzerek yumurtalarını gölgede kalan göletlere bırakırlar.Bir tek dişi tek seferde 300,000 ila 7.5 milyon yumurta bırakabilir,yumurtaları gölet tabanlarına ya da taş üzerilerine yapışık halde bulunur.Yavrular yüzeye yakın yerlerde zaman geçirir,küçük omurgasızlarla beslenirler.Erişkinler ise beslenmek için hamsi,kayabalığı ya da ringa balığı gibi balıkları tercih ederler.Ana dağılımı Karadeniz olup,yumurtlamak için Volga Nehri’ni tercih ederler.IUCN Red List’e göre “CR” yani kritik tehlike altındadır.Dinazor zamanından beri hayatta olup günümüze kadar hayatta kalabilmiş olan Mersin Morinası’nın en önemli tehdit edilme nedeni ticari amaçlardan dolayıdır;bunların en başında da aşırı avlanma gelir.Yumurtaları havyardan dolayı çok talep görür.Havyarı çok ünlüdür,bu nedenle en pahalı balık olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir.Karadeniz’de yasadışı avcılığın yaygınlığı,bu durumu daha da kötüye taşır.U.S. Fish and Wildlife Service’in tahminlerine göre,üretilen mersin morinası havyarlarının %50’si yasal değildir.Bunun yanında habitat tahribatı,kirlilik ve barajlar gibi nedenlerle nehir sistemlerinin bozulması mersin morinasını etkileyen bir diğer önemli faktör;örneğin Volgograd Baraşı neredeyse mersin morinalarının neredeyse bütün yumurtlama alanlarını balıkların ulaşımına kapatmıştır.Daha da detaylı bilgi istiyorum ben diyenler ve ingilizce bilenler için Animal Diversity’i öneriyoruz şiddetle.Erdal Üstündağ’ın mersin balıkları ve Türkiye’deki türlerin genel özelliklerini belirttiği yayınına göz atmak isteyenler olursa buradan ulaşabilirler: http://www.sumae.gov.tr/yunus/uploads/Makale_050203.pdf
Bu güzel balığımız ile birlikte,iyi farkındalıklar dileriz.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

__________________________

Referanslar

1.Animal Diversity
http://animaldiversity.org
2.Arkive
http://www.arkive.org
3.Wikipedia
http://en.wikipedia.org
4.Food and Agriculture Organization of the United Nations
http://www.fao.org/fishery/species/2072/en
5.Sturgeon Web
http://www.sturgeon-web.co.uk/

Reklamlar

Sıraz Balığı – Capoeta Pestai

Capoeta_pestai_1
Kaynak

Bizim ülkemize özgü bir türümüz,Sıraz Balığı.Siraz balığı ya da Eğirdir siraz balığı olarak da duyabileceğiniz bir tür kendisi.İlk olarak,kendi doğasında olmadığı bir fotoğraf koyduğumuz için biz de çok rahatsızlık duyuyoruz fakat doğasında çekilmiş bir fotoğraf bulamadığımızdan bu fotoğrafı koymak durumunda kaldık.Vücutları uzun yapılı ve incedir,küçük pullarla örtülüdür.At nalı şeklinde ağızları çevresinde etli ve iyi gelişmiş dudakları ve bir çift bıyıkları bulunur.Vücut rengi karın bölgesinde sarımsı beyaz, başın üstünde, sırtta ve yan tarafta ise kahverengi esmerdir.Doğal yaşam alanı tatlı su gölleridir,Eğirdir ve Beyşehir göllerinde yaşarlar.En fazla 40 santima kadar çıkabilirler,4 yaşında üreme olgunluğuna erişirler.Üreme dönemleri ise Nisan,Mayıs,Haziran ve Temmuz aylarıdır.1950 yılında Eğirdir ve Beyşehir Göllerinde başlatılan yanlış balıklandırma çalışmaları nedeni ile nesilleri tehdit altına girmiştir.Bu çalışma kapsamında göle bırakılan sudak, gümüş ve kadife balıkları baskın tür koltuğuna oturmuşlardır.2003-2005 yılları arasında yapılan çalışmalarda göl içinde görülmedikleri,balıkların kendilerini daha rahat yaşam ortamı olarak dere yataklarını seçerek burada yaşamlarını devam ettirdikleri tesbit edilmiştir.IUCN Red List’e göre tehtide yakın (NT, Near Threatened) türler arasında yer alır,Önemli Doğal Alanları kriterine göre de ciddi tehlikeye girmiş, Kritik (CR, crticalli endangered) türler arasındadır.Sessiz sakin kaybolup giden türlerimiz ile,iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Ak Balık – Leuciscus cephalus

chevaine

Kaynak

Bugünkü türümüz sazangiller familyasından Ak Balık.Tatlısu kefali,Ak kefal,Kepenez ya da Kasna isimleri ile de tanıyor olabilirsiniz onu.Bu isimlerin yanında Bolu ve çevresinde pullu sazan, Anadolu’nun değişik yörelerinde ise ot balığı olarak anılmaktadır.40-50 santim civarlarına kadar büyüyebilen bir balık kendisi.Kafası büyük ve ağzı geniştir.Pullarının kenarları koyu renklidir,karın ve göğüs yüzgeçleri kızıl renktedir.Tatlısu balığıdır,hızlı akan ırmaklarda suyun üst kısımlarında yaşarlar.Çekingen ve ürkek bir balıktır.Diğer sazan türleri gibi ak balığın da dişleri yoktur;bunu duyunca yırtıcı olmadığını sanmayın her şeyi yiyebilirler. Böceklerle ve küçük hayvanlarla beslenseler de bazen su bitkilerini yedikleri de görülmüştür. Yaşlandıkca sık sık diğer küçük balıkları avlamaya başlar.Bir rivayete göre de suda yüzen bir fareyi kaptığı izlenmiştir.Sabahın erken saatlerinde oldukça sığ kıyıları tercih ederler beslenmek için, öğle saatlerinde ise genellikle derin suları ve gölgelikleri tercih ederler.Akşam üstüne doğru ise özellikle su yüzeyine yakın yerlerde gezinirler ve sinek benzeri uçar haşereleri avlar.Üreme dönemleri Nisan-Haziran aylarıdır.Bu nedenle avlanmasının yasak olduğu dönem de 15 Mart – 15 Haziran arası olup göller için ve koruma altındaki akarsular,orman içi sular için geçerlidir.Dişiler tek seferde 100.000 yumurta bırakabilir;yumurtayı bırakmak için su bitkilerinin üzerilerini ve çakıl taşlarını seçerler.Ekonomik açıdan çok değerli bir balık olarak görülmemesinden ötürü,ciddi tehlikeler altında değildir.Ülkemizde hemen hemen tüm tatlısularda rastlayabileceğimiz bir tür kendisi;IUCN Red List’e göre de LC seviyesinde seyrediyor durumu.Tatlısu balığımız ile birlikte,iyi farkındalıklar!

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz.-

Lüfer – Pomatomus saltatrix

Bluefish-Pomatomus-Saltatrix002
Kaynak : WeHearthDiving

Sırtları uzun mu uzun,dişleri sivri mi sivri medyatik balığımız;Lüfer.Sırtında iki adet yüzgeci bulunur.Dünyanın tüm ılıman ve sıcak denizlerinde görülenilir.Ilık suların 10-200 metre derinliklerinde yaşarlar.Genellikle körfezlerde ve kıyıya yakın alandaki kumlu dipli alanlarda bulunurlar.Uzunluğu 110 santime,ağırlığı 11,5 kilograma ulaşabilir.Ülkemizde Mayıs ayında Marmara’daki ve boğazdaki lüferler beslenmek,üremek ve yazı geçirmek adına Karadeniz’e doğru yolculuğa koyulurlar.Bu çıkış Haziran’ın ilk haftasına kadar tamamlanmış olur.Eylül sonu-Ekim başı gibi Karadeniz’de yumurtlayan lüferler İstanbul Boğazı’ndan çıkmaya başlar.Gezici balıklardandır,Karadeniz-Ege arasında gezmeyi severler.Bin bir boyuna karşılık bin bir isimler anılır.Artan bir sıra ile :
* 12 cm ye kadar ——-> Defne Yaprağı
* 13 – 17 cm arası ——> Çinekop
* 18 – 20 cm arası ——> Sarıkanat
* 21 – 30 cm arası ——> Lüfer
* 30 – 50 cm arası ——> Kofana
* 50 cm den büyükleri —> Sırtıkara
Üremeleri bahar sonu ile yaz başıdır.Yumurtadan çıkan bireyler planktonlar ile beslenirler.Büyük bireyler ise boylarına göre istavrit,izmarit,zargana,kolyoz,uskumru,hamsi,kefal gibi küçük balıklar ile beslenmeyi tercih ederler.Yamyam lakabını hak edebilirler bazen;kendi türlerinin küçük boyutlularını da yiyebilirler.Medyatik balık diyerek açılışı yapmıştık,balığın Türkiye gündeminde önemi büyük.Avcılık ile ilgili başları dertte olan bir tür olan Lüfer,pek çok koruma kampanyasının da yüzü olmuştur bu nedenle.En yaşanılası örneği olarak,yolda giderken ” Lüfer Koruma Timi ” sticker’larının her yerde olduğunu fark edeceksiniz.Bu haberlerden derleme yaptık,en dikkat çekicilerinden 3 adedini şöyle paylaşalım :

Lüferde 20 cm. ‘ e istisna !

Lüfer Operasyonu

Alo 174 – Yavru Balık İhbarı

aLüfer koruma timi iş başında

Lüfer dendiğinde koruma çalışmaları penceresinde ilk akla – yukarıdaki linklerde yarısını kapladığından anlaşıldığı üzere – Greenpeace geliyor.Yavru balık koruma çalışmalarında öncü niteliği gören Greenpeace ‘ nin Seninki Kaç Santim ? kampanyasının sitesine tıklayarak;balıkların avlanma boyları ile ilgili çizelgeye ulaşıp,kampanyaya destek olabilirsiniz.

İngilizcede ‘ bluefish’ olarak anılan,denizin rengi adına sinecek kadar içsellemişbir lüferimiz ile,iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Lahoz – Epinephelus Aeneus

oceanos00671qw9eq4
Lahoz ya da diğer bilinen adları ile grida ya da lagos balığı denizlerimizin büyük balıklarından.Orfoz ile aynı aileden ,Hani familyasından, geliyor.Bu civarda Akdeniz’ve Ege’de yaşamını sürdüren bir tür,Dünya’ya açılacak olursak Atlas Okyanusu’nun doğu kısımlarında da görebiliriz onları.120 cm büyüklüğüne 20 kilo dolaylarına kadar yükselebilir.Fazla derinlere inmeden,kayalık yerlerde rastlayabilirsiniz lahozlara.Kaya oyuklarını avlanacakları zaman saklanacakları siperler gibi kullanırlar,siperlerin içinde menzillerine girecek olan balığı beklerler.Menziline girerse mutlu olacağı canlılar ise balıklar,sefalopotlar ve kabuklulardır.İnsanlara karşı diğer türler kadar çekingen davranmazlar,gelip tanışmak konusunda sıkıntıları yoktur.O nedenle suyun altında görmek isteyeceğiniz türler arasında başta gelir kendileri;rahatlıklarıyla,tavırlarıyla,endamlarıyla herkesin – sınırlarını bilmek sureti ile- yaşaması gereken bir tanışma,direkt birinci ağızdan önerebiliriz bunu size.Yaşadıkları yeri kolay kolay terk etmeyen canlılardır,avlanmak için yayılsalar bile dönüp dolaşıp kendi oyuklarına gelirler,bu konuda alıştıklarından kopmayı sevmezler.Bu özellikleri bir yandan koruma çalışmalarını bir yandan da avcılığı kolaylaştırır.Gören dalgıçların bunu avcılardan bir sır gibi saklaması türün yaşamı için önemli.Sır saklamanın öneminin büyük olmasının bir nedeni de zor çoğalan balıklar olmalarıdır.Hayatlarının ilk yıllarını dişi olarak geçirirler;erken yaşlarında yumurta verirler daha sonra sperm üreterek erkek cinsiyetine bürünürler.Uzun lafın tek kelime ile ifade ediliş şekli;hermafrodittirler.İlkbahar-yaz dönemi ürerler.İnsanlardan kaçmaması,oyuklarına sahip çıkmaları gibi özellikleri zıpkın avcılığı gibi bir soruna da kolaylaştırıcı işlev görür.Neyse ki 2 ağustos 2002 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ticari ve amatör (sportif) su ürünleri avcılığını düzenleyen sirkülerler ve denizlerde ve iç sularda ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 2002-2004 av dönemine ait 35/1 no’lu sirkülere göre zıpkınla avlanması yasaklanmıştır.Artık zıpkın avlığı tehditinden resmi olarak kurtulmuştur.15 Haziran-31 Temmuz arası ise hiçbir şekilde avcılığı yapılamaz yasalara göre.Avcılık serbest iken de 45 santimden küçük balıkların avlanması yasaktır.Sualtının özgüveni bol türlerinden lahoz ile,iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-