Alıç Ağacı – crataegus azarolus

frutti3-pomo-Crataegus-monogyna5484
Hemen hemen herkesin bildiği bir tür alıç.Genellikle 2-4 metre yüksekliğinde olur ama türüne göre 10 metreye kadar yükselebildiği de bir rivayete göre doğru imiş.Yemişen diye de karşılaştığımız bir tür alıç ama yerlilerin ağzından daha çok ‘ekşi muşmula’ adını duyarsınız.Ağırlıklı olarak batı ve güneydoğuda yetişmesine rağmen Türkiye’nin her yerinde görmeniz mümkün.Derelere bakan yamaçlarda geziyorsanız gözünüzü bu tür için dört açabilirsiniz.Özellikle Nisan-Mayıs aylarında kokulu ve pembe-beyaz arası renkte çiçekler açmış halde görürüz.Sonbaharda ise meyveleri ile mükemmel bir görüntü oluşturur çevrede alıç.20 kadar alıç türü olmasına rağmen detaylı bilgiyi edinmek çok zor.62-1133983888
Eski zamanlarda neşe,mutluluk ve huzurun sembolü olmuştur daima hatta bazı inanışlara göre alıç ağacı dallarını kesmek uğursuzluk getirirmiş beraberinde.Kuşların da sevdiği ağaçlardandır alıç,mesela saka kuşumuzun uğrak yeri olabilir.Eskiden beri insanlar da alıç ağacının şifasına inanmışlardır.Ta eskilerden beri alıç ağacı baş ağrıları için tedavi olarak kullanılır.Şimdi ise alıç daha çok kalp rahatsızlıklarını gidermede ilaç niyetine kullanılıyor.Kalp damarlarını genişleterek kanın dolaşımını kolaylaştırıyor,damar tıkanıklığı sonucu kalp krizi riskini de azaltıyor bunun sonucu.Sinirler üzerine yatıştırıcı etkisi de olduğu söylenen alıç cinsel gücü de arttırırmış duyumlara göre.Kalp için herhangi bir ilaç kullanan kişilerin ise danışman olmadan kullanması kesinlikle önerilmez.Hamilelikte de kullanılması tavsiye edilmiyormuş.Gel gelelim ben bu alıcı nasıl kullanırım peki sorusuna.Çiçekleri daha tam açılmadan,ağacın kabukları ve meyveleri ise sonbaharda toplanıp kurutuyorsunuz.Kurutulduktan sonra küçük parçalara ayrılıp daha kolay saklayabilirsiniz.1 tatlı kaşığı alıçla bir fincan suyu karıştırınca da çayınız hazırlanmış olur.10 dakika demlenmesine izin verdiniz baktınız sizin damağınız için tadı tuzu yok,hemen bal atın ve içmeye başlayın.Günde 3 bardaktan fazlasını da tüketmeyiniz,abartmayınız efendim.Uyarmaya gerek yok ama,sınırları bilmek bizim türümüz için mühim.İlk türünüzle iyi farkındalıklar.

-Yanlışımız,eksiğimiz için her daim ikaz mesajlarınızı bekliyoruz-

Zorafina nedir ? Ne amaçla yola çıkmıştır ?

Zorafina iki senedir fikir olarak yürürlükte olup eylem olarak yürürlüğe girmeyi bekleyen bir gözlem projesidir.Temelleri arazide atılmıştır.Arazide gözlem amacı güdülen türlerin çevredeki türlerle ilişkisinin göz önünde bulundurulmasının önemi her daim dillerde olunca;her bir türün herhangi bir tür üzerindeki etkisi de varoluşu yadsınamaz gerçeklik olarak akıllarda yer ediyor.Yanımızda kanat çırpan bir sineğin bile nefes almamızdaki yadsınamaz önemi başlığıyla kafasına bir şeylerin dank ettiği hissi ile dolup taşan bireyin gitgide ihtiyaç olarak gördüğü bir ağ haline geldi 2 senede Zorafina. Çemberi tanımaya en yakınımdan başlarım diyerek,her yeri gözlem alanına çevirip her varlığın önemini içselleştirmeyi amaçlar.Sokakta yürürken yanındaki ağaçla aynı çizgiye gelince onun varlığına saygı duyurmayı hedefleyerek başlar, ileriki hedefleri hayranlığa kadar yükselebilir.Asıl oluşturulmak istenen ise çevreye duyulan merak duygusunu ateşlemektir.İnsanı hedefler arasında zikzaklar çizen;kafasını yerden,düşüncelerinin merkezini kendi ve kendi ağlarından kaldıramayan tiplemeden uzaklaştırmak.Yanında duran,geçen,uçan ya da kaçan şeyleri merak ettirmek gibi bir inançla doğmuştur.Çevrede her an her saniye görebileceğimiz şeylerin,kim olduğunu neden orada olduğunu,ne ifade ediyor olduğunu ya da eski zamanlarda ne ifade ettiğini açıklamaya çalışacak Zorafina-git gide de her gözden bir tür eklenerek büyümeyi umarak.En ileri amacı da referans haline gelebilecek bir veri tabanına ulaşabilmek ama;şimdilik küçükten başlamak da Zorafina’nın sevdiği yol.